<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title>Osmanpasaliyiz..Biz - Yazılar için özet akışı..</title><link>http://www.osmanpasaliyiz.biz</link><description>abone konusu eklenir</description><webMaster>info@osmanpasaliyiz.biz</webMaster><copyright>2oo8-2o10 © Copyright Osnmanpasaliyiz.Biz</copyright><language>tr-TR</language><item><title>YOZGATIN TARİHİ</title><link>http://www.osmanpasaliyiz.biz/english-yazilar-goster-10-yozgatin_tarihi.html</link><description>Hakkında Bilgiler: İlk DevirlerYozgat; Anadolu’nun en eski yerleşim merkezlerinden biridir. Sorgun ilçesi sınırları içerisinde bulunan “Alişar Höyüğü” nde yapılan kazılar neticesinde 5000 sene öncesine ait eserler bulunmuştur. Ayrıca, Anadolu’da ilk siyasi birliği gerçekleştiren Eti’lerin yerleşim merkezlerinden biridir. Merkeze bağlı Büyüknefes, Dambasan ve Gündoğdu köyleri ile Sorgun ilçesi sınırları içerisindeki Kerkenes Kalesi, Boğazlıyan'a bağlı çalapverdi ve diğer bazı bölgelerimizde yapılan kazılar neticesinde Etiler’in izine rastlanılmıştır.Anadolu’da tarih devrinin başlangıcını sağlayan Hitit’lerin sınırları içerisinde en kalabalık yerleşim merkezlerinden birisini teşkil ettiği de ortaya çıkarılmıştır. M.ö. 2000 -1500 yılları arasında kurulan ve merkezi Yozgat sınırları içerisindeki Hattuşaş olan Hitit’lerin hakimiyetinden sonra yöre, M.ö. 1200’lerde Deniz Hakları istilasının ardından Frig’lerin hakimiyetine girmiştir. M.ö. 7. yüzyıl başlarında Kimmer’lerin saldırısına uğramış...</description><author>taner</author><category>Okunma: 126</category><pubDate>25.Haz.2009 08:18:22</pubDate></item><item><title>Türbemizin Tarihi :</title><link>http://www.osmanpasaliyiz.biz/english-yazilar-goster-9-turbemizin_tarihi.html</link><description>Türbemizin Tarihi :Rivayete göre türbemizin tarihi şöyledir ;Emirci Sultan-ı Veli arkadaşlarıyla birlikte Isvahan’dan Anadolu’nun ıslahı için görevlendirilir. O zamanki adı Tek-i Tekman Kenti olduğu söylenen şimdiki Osmanpaşa’ya yerleşir. Anadolu’nun ıslahındaki şehitlerini kasabamızda bulunan şimdiki Şehitler Mezarlığına defnederler. Şimdiki türbenin yerinde ise ahşap bir binada medrese veya zaviye açarlar. Bunu duyan Osman Paşa o zamanki derin göllü şimdiki adı Gelingüllü köyüne karargahını kurar. Osman Paşa Emirci Sultan’a haber gönderir.-- Atıma arpa askerime yiyecek hazırlığı yapsın.Ve atlarıyla birlikte şimdiki Osmanpaşa kasabasına gelir.Emirci Sultan-ı Veli bir çinik arpa (yaklaşık 8 kg), bir tencere bulgur pilavı hazırlatmıştır. Osman Paşa üzülerek bunların atlarına ve askerlerine yetmeyeceğini düşünür. Ancak arpayı atlar yemekle bitiremez, tenceredeki pilavıda askerler bitiremez. Bunu gören Osman Paşa Emirci Sultana dönerek;-- Şeyhim müsaade et müridin olayım,der. Emirci Sulta...</description><author>taner</author><category>Okunma: 142</category><pubDate>24.Haz.2009 17:17:07</pubDate></item><item><title>AHMET ŞEVKİ ERGİN HOCA EFENDİNİN HAYATI VE KİŞİLİĞİ DR. ALİ ŞAKİR ERGİNİN Dilinden </title><link>http://www.osmanpasaliyiz.biz/english-yazilar-goster-8-ahmet_sevki_ergin_hoca_efendinin_hayati_ve_kisiligi_dr_ali_sakir_erginin_dilinden.html</link><description>Gurur Tablosu AHMET ŞEVKİ ERGİNHOCA EFENDİNİNHAYATI VE KİŞİLİĞİDr.Ali Şakir ERGİN'in DilindenEFENDİ BABAMAilemizin Soy Kütüğü: Ailenin baba tarafından bilinen en eski kişisi Derviş Süleyman Efendi'dir. Bunun iki oğlu vardır. Birisi sonradan Büyük Şeyh diye anılacak olan Ahmet Efendi, diğeri de Mustafa Efendi'dir. Bir de kızı varmış'. Babalan çalatlı Köyü'nde yerleşmiş olan Derviş Süleyman Efendi, 1700' lü yılların sonlarında çocuklarını okutmak üzere Yozgat 'a göç ederek yerleşmiştir.Şeyh II. Ahmet Efendi'nin Rızaeddin Efendi, Sadreddin Efendi, Muhyiddin Efendi,Hafız Hayredin Efendi ve Abdullah Arif Efendi adlarında beş erkek evladı olmuştur. Şeylızade Ahmed Efendi diye bilinen babam, Şeyh H.Ahmed Etendi'nin beşinci oğlu Abdullah Arif Efendi ve Hafize Hanım çiftinden olma torunudur. Ahmed Şevki Ergin ve ömer Faruk Ergin olmak üzere iki kardeştirler. Şeyh Hacı Ahmed Efendi babasıyla birlikte çok küçük yaşta Yozgat'a gelmiş ve çamlık altında bugünkü Taşköprü Mahallesi'ndeki yerinde yerle...</description><author>taner</author><category>Okunma: 330</category><pubDate>25.Nis.2009 17:51:18</pubDate></item><item><title>Rize - Trabzon </title><link>http://www.osmanpasaliyiz.biz/english-yazilar-goster-7-rize_trabzon.html</link><description>Trabzonlu imamlarla, Rizeli imamlar turnuva düzenleyip maç yaparlarmış; ama her defasında Rizeli imamlar yenerlermiş. Trabzonun takım kaptanı Temel Hoca demiş ki; uşaklar bu böyle gitmez, bizim Trabzonsporlu Hami'yi takıma alalım, diyelim ki bu bizim merkez caminin yeni hocası. Diğerleri de kabul etmişler ve maça gitmisler Rize'ye. Dönüşte takım kaptanı Temel Hoca'ya sormuşlar, mac ne oldu? diye; 2-1 yenildik demiş. Peki golleri kim attı? diye sormuşlar; Temel bizim golü Hami Hoca attı; onların golleri de Del Pierro Hoca ile Roberto Carlos Hoca attı.. demiş....</description><author>ByPasa</author><category>Okunma: 186</category><pubDate>27.Oca.2009 17:00:11</pubDate></item><item><title>Temel ve Maymun </title><link>http://www.osmanpasaliyiz.biz/english-yazilar-goster-6-temel_ve_maymun.html</link><description>Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek... diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : Maymunu iyi besle!...</description><author>ByPasa</author><category>Okunma: 176</category><pubDate>27.Oca.2009 16:59:10</pubDate></item><item><title>Kuş ve Çocuk</title><link>http://www.osmanpasaliyiz.biz/english-yazilar-goster-5-kus_ve_cocuk.html</link><description>Anne uyuyordu, baba uyuyordu, ev halkı da öyle. Etrafa bakınınca her bir şeyin yokluk gibi olduğunu anladı. Kalktı. Uyuyan abisinin başında dineldi. İşte sayıyorum, dedi kendi kendine; bir, iki, üç… ama dört diyemedi. Yedi, dedi sonra. Yeniden denedi; bir, iki, üç, beş, yedi… Oysa abisi ona kadar saymayı öğretmişti. Akşamdan tasarladığı tutkusunu gerçekleştirmeliydi. Kapıyı yavaşça araladı. Bir kedi titizliği ile. Kapı gacırtı yapsın istemiyordu. İtina gösterdi, başardı. Gözlerini ovalıya ovalıya bahçe kapısındaki yaşlı hanımelinin kokusunun sindiği basamaklardan indi.Oyununa akşam bıraktığı yerden başlamalıydı. Başlamalıydı ya, çamurlar kurumuş, sertleşmişti. Kemerini çözdü. Toprağı islattım zannıyla kemerini bağladı. Tuzlu damlalar kurumuş çamurların arasında eridi. Etli parmaklarının arasında sertleşen çamurun daha da yumuşaması gerekliği düşüncesi ile aynı eylemi yeniden yapması gerekiyordu.Bu şekilde olmaz, çamurda kuruma ve dağılma var. Kemerini çözdü, dakikalarca bekledi ama çam...</description><author>ByPasa</author><category>Okunma: 169</category><pubDate>27.Oca.2009 16:55:27</pubDate></item><item><title>5 yaşında anne oldu ! </title><link>http://www.osmanpasaliyiz.biz/english-yazilar-goster-4-5_yasinda_anne_oldu.html</link><description>Sanal alem, dünyanın en küçük annesi ünvanını taşıyan Perulu Lina'yı tartışıyor..İsmi Lina Medina... Perulu... 1939 yılındayken henüz 5 yaşındayken doğurarak 'en küçük anne' olarak tarihe geçti. Modern tıp, Perulu doktorların Lina ile ilgili hazırladığı dosyayı 68 yıl sonra yeniden açtı: 5 yaşındaki bir kız doğurabilir mi?.. İşte Dr. Gerardo Lozada'nın 1939'daki kayıtları* And Dağları eteğinde yaşayan fakir anne, kızını karnında tümör var diye Pisco Hastanesi'ne getirdi.* Kız 7.5 aylık hamileydi. 14 Mayıs 1939'da 2.7 kilo ağırlığında bir oğlu oldu.* Doğum yapan küçük kız, bebeği yerine 'bez bebekle' oynadı...* Bebeğe doktor Gerardo'nun adı verildi. Ovveeucirc;LU ABLASI ZANNETTİ Lina'nın babası gözaltına alındı. Ancak delil yetersizliğinden serbest kaldı. 'öz annesi'ni 10 yaşına kadar ablası sanan Gerardo 40 yaşında ilik kanserinden öldü. Lina ise evlenip 1972'de tekrar anne oldu. Dosya 68 yıl sonra sanal aleme taşındı. Bazıları montaj derken, doktorların çoğuna göre geçerli tez şu: 5 ...</description><author>ByPasa</author><category>Okunma: 251</category><pubDate>27.Oca.2009 16:52:59</pubDate></item><item><title>Çapanoğlu kimdir</title><link>http://www.osmanpasaliyiz.biz/english-yazilar-goster-3-capanoglu_kimdir.html</link><description>Bu bir çapanoğlu haberidir‘Her taşın altından bir çapanoğlu çıkar’ sözünü biliriz de çapanoğlu kimdir pek tanımayız. Bir isyanla adını tarihe yazdıran beyliğin hikâyesi… Tarihe isimlerini bir isyanla yazdıran çapanoğullarının torunları, seksen altı yıl sonra iade-i itibar istiyor. İsyanın gerçekleştiği döneme özgü şartların göz ardı edilmesine ve resmî tarihte, devlet düşmanı gibi gösterilmelerine içerleyenler sadece onlar değil. Adı kimi kaynaklarda isyanla anılan Yozgat da halk muhayyilesinde Millî Mücadele karşıtı bir şehir olarak yer etmekten rahatsız. İsyanın hemen ardından İstiklâl Mahkemesi’nde asılan Halit çapanoğlu’nun aynı adı taşıyan torunu, “Asılan dedemdi; ama sıkıntılar bize kadar sirayet etti.” diyor. Ona göre, Millî Mücadele dönemindeki kaos ortamı, Anadolu’nun içine düştüğü sefalet, hatta kişisel kavgalar ve çıkar hesapları terazinin gözünde ince ayarla tartılmadan bir hükme varılmamalı.Bu noktadan bakınca, detayları silip süpüren ve kişisel tarihi hiçe sayan ‘resmî ta...</description><author>ByPasa</author><category>Okunma: 197</category><pubDate>27.Oca.2009 16:51:15</pubDate></item><item><title>Mehmet Akif Ersoy ( 1873)- (27.12.1936) </title><link>http://www.osmanpasaliyiz.biz/english-yazilar-goster-2-mehmet_akif_ersoy_1873_27_12_1936.html</link><description>İstiklal Marşı Şairi 1873 yılında İstanbul'da doğdu. Bir medrese hocası olan babası doğumuna ebced hesabıyla tarih düşerek ona Rağıyf adını vermiş, ancak bu yapay kelime anlaşılmadığı için çevresi onu âkif diye çağırmıştır. Babası Arnavutluk'un Şuşise köyündendir, annesi ise aslen Buharalı'dır. Mehmed âkif ilköğrenimine Fatih'te Emir Buharî mahalle mektebinde başladı.Maarif Nezareti'ne bağlı iptidaîyi ve Fatih Merkez Rüştiyesi'ni bitirdi.Bunun yanı sıra Arapça ve İslami bilgiler alanında babası tarafından yetiştirildi. Rüştiye'de hürriyetçi öğretmenlerinden etkilendi. Fatih Camii'nde İran edebiyatının klasik yapıtlarını okutan Esad Dede'nin derslerini izledi. Türkçe, Arapça, Farsça, ve Fransızca bilgisiyle çevresindekilerin dikkati çekti. Mekteb-i Mülkiye'nin idadi (lise) bölümünde okurken şiirle uğraştı. Edebiyat hocası İsmail Safa'nın izinden giderek yazdığı mesnevileri şair Hersekli Arif Hikmet Bey övgüyle karşıladı.Babasının ölümü ve evlerinin yanması üzerine mezunlarına memuriyet ...</description><author>ByPasa</author><category>Okunma: 144</category><pubDate>27.Oca.2009 16:48:55</pubDate></item><item><title>Incir Ağacı</title><link>http://www.osmanpasaliyiz.biz/english-yazilar-goster-1-incir_agaci.html</link><description>bahar da gelse açmaz çiçek saklar yüreğine uzak iklimlerdir düşlenen uzak yağmurlar dallarında gezinen sütü emerek büyür meyve tatlı mı tatlı bal damlar dudağından serpilen mahremini saklayamaz incir ağacıöylesine gagalayıp bırakır kuşlar yeteri kadarını alır arı açılan deliklerden akar hayat bir daha dönmez gagasında sitem kalır sığırcıklarınboş kabuk düşer payına saramadığı kapanmayanıdır yara kara kış soğuk beyaz elif elif kar köküne akıtır dallarındaki sütü ağaç tohumuna gizlenir meyve ...</description><author>ByPasa</author><category>Okunma: 365</category><pubDate>13.Oca.2009 22:02:43</pubDate></item></channel></rss>