<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title>Osmanpasaliyiz..Biz - Köşe Yazıları için özet akışı..</title><link>http://www.osmanpasaliyiz.biz</link><description>abone konusu eklenir</description><webMaster>info@osmanpasaliyiz.biz</webMaster><copyright>2oo8-2o10 © Copyright Osnmanpasaliyiz.Biz</copyright><language>tr-TR</language><item><title>Pırıl Pırıl bir Yozgat’a varmısınız? </title><link>http://www.osmanpasaliyiz.biz/english-koseyazi-goster-8-piril_piril_bir_yozgat_a_varmisiniz.html</link><description>çevreci bir bilim adamı bir sabah programında “çocuklarınızla oturup bir tabak erik yiyorsunuz afiyetle. O eriğin çekirdeklerini çöpe atıncaya kadar, biriktirip bir hafta sonu tüm ailenizle çevrenizdeki ağaçlandırmaya müsait alanlara elinizle bile toprağı eşeleyerek dikerseniz, doğanın size verdiklerine karşılık teşekkür borcunuzu bir nebze ödemiş olursunuz. Aynı zamanda çocuklarınıza çevre bilincini aşılamış, bizzat yaşayarak ağaç sevgisini öğretmiş, aynı zamanda çevrenizi meyve ağaçları ile donatmış olursunuz.” Diyordu. çok hoşuma gitti. Belki bir çoğumuzun aklına gelmemiştir yediğimiz meyvelerin çekirdeklerini böylesine değerlendirmek. Bunu en iyi çevreci olarak tanıdığım eşim yıllar öncesinde çocuklarımla gerçekleştirdi. Akasyanın o tanecikli tohumlarını ağaçlardan kopararak çok diktik dağa taşa. Hatta bir sonraki yıl çocuklarımız diktiğimiz tohumlardan filizlenen ağaçları görünce emeklerimiz boşa gitmedi diye çok mutlu olmuşlardı. Piknik yaptığımız veya mola verdiğimiz her çeşme b...</description><author>ByPasa</author><category>Okunma: 47</category><pubDate>30.Ara.2008 18:19:35</pubDate></item><item><title>Tarihi evleri korumak ama nasıl ?</title><link>http://www.osmanpasaliyiz.biz/english-koseyazi-goster-7-tarihi_evleri_korumak_ama_nasil.html</link><description>öncelikle, Tarihi Yozgat Ev ve Konaklarını Koruma ve Yaşatma Derneği (TAYEKDER) adıyla faaliyete geçen Sivil Toplum Kuruluşumuzu (STK) selamlıyorum ve böylesine önemli bir kurumlaşmayı gerçekleştirenleri kutluyorum. 1972 yılında UNESCO tarafından hazırlanan ve Türkiye’nin de 1983 yılında taraf olduğu “Dünya Doğal ve Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi”, duyarsızlıklar nedeniyle yıkılan yakılan bir çok kültürel mirasın korunması yönünde hem hükümetlerarası işbirliği sağlamış hem de yarattığı entelektüel farkındalık ile bireyleri ve toplumları bu mirasların önemi ve korunması yönünde bilinçlendirmişti. 1972 yılında UNESCO’da imzalanan bu sözleşmeden birkaç yıl sonra, Sarıkaya’daki kaplıca tarihini binlerce yıl ötelere götüren iki tarihi yapının “yeni hamam” yapılmak üzere yerle bir edildiğine gündelik hayatı içinde tanık olmuş biri olarak, tarihi yapıları korumada toplumsal duyarlılık ve farkındalığın ne denli önemli olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum.Yozgat bölgesinin yerleşim...</description><author>ByPasa</author><category>Okunma: 48</category><pubDate>30.Ara.2008 18:17:54</pubDate></item><item><title>Ehline sormak </title><link>http://www.osmanpasaliyiz.biz/english-koseyazi-goster-6-ehline_sormak.html</link><description>“Şayet herhangi bir konuda bilginiz yoksa ehline sorunuz.” (Kur’an-ı Kerim) Kıyamet alameti olsa gerek, herkes her meselede, hele hele bilmediği meselelerde ahkam keser oldu. Kişinin sahasıyla alakalı olsa yaptığı hatalar bir nebze affedilir. Ama hem sahasının dışında hem de büyük bir hata ehl-i dikkatin nazarından kaçmıyor, bilenleri de rahatsız ediyor.Bu meselede hatıra gelen pek çok misal var ama makam münasebetiyle fazla teferruata girmek istemiyorum. Mesela : Bir basın mensubunu hac mevsiminde kutsal topraklara görevli göndermişler. Kişinin ifadesi aynen şöyle: “Sayın seyirciler bu sene de Kurban Bayramı hac mevsimine tesadüf etti.” Yine, vaktiyle Yozgat’ın bir beldesinde Mısır’dan gelen bir alimi (!) kalabalık bir heyetle karşılamaya çıkmışlar. O da gelir gelmez, kalabalığa “Es-Selamün Aleyküm” deyince heyet hoş geldin bile demeden oradan dağılmış. Yani kelimenin başındaki ekin, sondaki belirsizlik ekini kaldıracağını, kısaca “Selamı bile bilmeyenden alim mi olur?” demişler. Şimd...</description><author>ByPasa</author><category>Okunma: 120</category><pubDate>30.Ara.2008 18:15:59</pubDate></item><item><title>Bir başkadır benim memleketim</title><link>http://www.osmanpasaliyiz.biz/english-koseyazi-goster-5-bir_baskadir_benim_memleketim.html</link><description>Ayten Alpman’ın Kıbrıs Barış harekatından sonra seslendirdiği”Bir başkadır benim memleketim”şarkısını dinledikce her nedense ben genelde Yozgat’ı düşlerim.Yozgat’ın geneline baktığımda başkalaştığını,geleceğine ilişkin daha da başkalaşmakta olduğunu anladıkca hüzünlenirim.Bu memleketin Bozok yaylasında kuruluşundan bugüne geçirdiği evrimlerini.. Yaşadığı tarihi talihsizliklerini.. Hatırladıkca hayıflanırım. Ta yıllar ötesinden süregelen sorunlarının çözümsüzlüğünü… Eğitimde, ekonomide, siyasette, şehircilikte ve hemen hemen her alanda gerilediğini gördükce ve yaşadıkca kahrolurum.Ve Yozgat adına yaşadığım her hüznün ardından Ayten Alpman’ın o meşhur Türkiyeye malolmuş duygu ve ezgi dolu şarkısı gelir dilimin ucuna. Yozgat adına İçim kan ağlayarak mırıldanırım:“Bir başkadır benim memleketim”vveeuml; vveeuml; vveeuml; Bir memleket düşünün.“çaparkoca ömer “Ağa’nın Bozok yaylasında kurduğu Anadolunun dillere destan memleketi Yozgat’ı.. çevresindeki komşu il’leriBozok sancağına bağlı kasaba...</description><author>ByPasa</author><category>Okunma: 124</category><pubDate>30.Ara.2008 18:12:24</pubDate></item><item><title>Peş peşe gelen operasyonlara sevinmeli mi yoksa üzülmeli mi </title><link>http://www.osmanpasaliyiz.biz/english-koseyazi-goster-4-pes_pese_gelen_operasyonlara_sevinmeli_mi_yoksa_uzulmeli_mi.html</link><description>Son yıllarda peş peşe gelen operasyonlara sevinmeli mi yoksa üzülmeli miyiz? Elbette hukuk ve ahlak dışı eylem sahiplerinin izlenmesi ve yargıya hesap vermesinin sağlanmasına sevinmemek imkânsızdır. Gün geçmiyor ki içlerinde üst düzey bürokrat, siyasetçi, güvenlik görevlisi, akademisyen, sokak serserilerinin karıştığı bir 'çete' operasyonu yapılmasın.Bu operasyonların en büyüğü ve en önemlisi hiç kuşkusuz İttihat ve Terakki/özel harp/Jitem/Ergenekon'dur. Bu süreç, bu haliyle bırakılmayarak derinleştirilir ve halen ortalıkta elini kolunu sallayarak dolaşan liderleri içeri alınıp, hesapları görülmesi durumunda Türkiye'nin geleceği aydınlanacaktır.Bir rektöründe içerisinde yer aldığı operasyonla ilgili olarak Dilipak, dün MSN'de 'neler oluyor' diye sordu. Kendisine 'balın bozulduğunu ve sirkenin koktuğunu' söyledim. Hakikaten öyle. önemli makamlara gelmiş insanların 'ihale yolsuzluğu' gibi iddialarla izlenip, tutuklanması çok acı bir durumdur. Ancak hiç sürpriz şeyler değildir. Hani haklı...</description><author>ByPasa</author><category>Okunma: 115</category><pubDate>26.Ara.2008 20:12:14</pubDate></item><item><title>Canım Benim Anadolu </title><link>http://www.osmanpasaliyiz.biz/english-koseyazi-goster-3-canim_benim_anadolu.html</link><description> Bir sürelik yaz tatilinin ardından yeni dönemde tekrar birlikteyiz. Gelişen ve ateşlenen siyasi konjonktür yerine bu yazıda biraz rahat ve gündem dışı bir giriş yapmak istiyorum. Dünya hayatının üzerinde etkisi olan manevi ramazan iklimi insanları genellikle duygusal bir o kadar da özlem duygusunun kucağına bırakıyor. İşte Anadolu’da yaşayanların hissedeceği bir konuyu işlemekte bu zaruretten meydana geliyor. Türkiye’de insan ömrünün ortalama 60-65 yıl olduğu bilinen bir gerçektir. Bu sürenin üçte biri dinlenme uyku, üçte biri iş ve koşuşturma son üçte biri de özel hayat içerisinde geçiyor. Burada son dilim olan özel hayatın geçişini tartışmak istiyorum. Hayatımızda şüphesiz dönüm noktalarından biri evlilik hayatına giriş olarak bilinmektedir. Kendini “entel” yada entelektüel tanımlayanlara göre Anadolu’da bu süreç farklı işlemektedir. Evlenmek için insanların yaşadıkları ciddi bir programlama sürecinde olmazsa bazen güldüren bazen de düşündüren sendromların yaşanmasını kaçınılmaz kıl...</description><author>ByPasa</author><category>Okunma: 119</category><pubDate>26.Ara.2008 20:11:41</pubDate></item><item><title>Neden saçların beyazlamış arkadaş? </title><link>http://www.osmanpasaliyiz.biz/english-koseyazi-goster-2-neden_saclarin_beyazlamis_arkadas.html</link><description> Bir yanda dünyanın en etkin konumunda olmanın getirdiği güç ve ayrıcalıkla alınan haz, diğer yanda başkanlık defterinde yazılı ‘çok gizli’ beşerî ve kozmik bilgilere vâkıf olmanın getirdiği yük! İşte nimet ve külfet denkleminin en anlaşılabilir örneği bu olmalı… Hiç unutmam, başkanlık vazifesinden ayrılırken yaptığı veda konuşmasında Bill Clinton, ‘Dünyanın en kötü şeyi, eski başkan olmaktır!’ sözleriyle ifade etmişti duygu ve düşüncelerini. Clinton’ın, görevi esnasında özel hayatında yaşadığı problemlere ve dünyadaki dengeleri korumak adına sarf ettiği çabaya rağmen terk ettiği makamına dair yaptığı melankolik konuşma oldukça dikkatimi çekmişti ve o zamandan anlamıştım ABD başkanı olmanın yaman çelişkisini! Son başkanlık seçiminde ortaya çıkan tablodaki figürler, eski düşüncelerimi depreştirdi.Malum, 20 Ocak 2009 tarihinden itibaren ismi ABD ‘eski’ başkanları listesine eklenecek George Bush, seçim sonucunun belli olmasının ardından Beyaz Saray’ın bahçesinde yaptığı konuşmada kendisin...</description><author>ByPasa</author><category>Okunma: 130</category><pubDate>26.Ara.2008 20:10:44</pubDate></item><item><title>Tüm Öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun </title><link>http://www.osmanpasaliyiz.biz/english-koseyazi-goster-1-tum_ogretmenlerimizin_24_kasim_ogretmenler_gunu_kutlu_olsun.html</link><description> öğretmenlerimizinhayatımızda çok önemli bir yeri vardır. Hepimizin öğretmenlerimizle veyaçevredeki öğretmenlerle ilgili anıları vardır.örnek alınacak bir çok yönünü onu tanıyanlardan dinlediğimve bu yıl kaybettiğimiz Sarıkaya İlçesinden merhum Adem YILMAZER öğretmenimizle ilgiliöğretmenarkadaşlarının duygularını sizlerlepaylaşmak istiyorum.24 Kasım öğretmenler gününe yaklaşırken hem onu rahmetleyad etmek, hem de başka öğretmenleregüzel örnek teşkileder niyetiyle.Sarıkaya Anadolu Lisesi öğretmenlerinden Hüseyin ASILI,bakın merhum Adem YILMAZER’i nasılanlatıyor;Dört yıl Sarıkaya Lisesinde beraber çalıştık, Göreve başladığım ilk gün onunla tanıştım. Kişinin ismi ile müsemma olduğuna inanırım, Adem Hocamda isminin manası,insanı,insanlığı,kişiliğinde toplanmış bir arkadaştı. Bir çok insani vasıfı bu tanımadığımmemlekette onunla tanıdım. Mütevaziliği, sakinliği,samimiyeti evini ve gönlünü bizlere açmasını özellikle belirtmek istiyorum. İlk görevebaşladığımseneydi, hizmet içi kurslarında bir...</description><author>ByPasa</author><category>Okunma: 143</category><pubDate>26.Ara.2008 20:07:24</pubDate></item></channel></rss>